Şiiranne

10.5.2013 15:47:00 BilgeDede
Şiiranne" title=  
 ŞİİRANNE

                                                                                          

    Şiirde derinlik, sıcaklık, yakınlık... Şiir, sahici dil; içtenliğin adı. Şiirimizde ‘anne’ konusunun nasıl işlendiğine, anlatıldığına dair bir bakış denemesi bu yazı.

    Sezai Karakoç, “Anneler ve Çocuklar” şiirinde çocuğu ölen bir anne ve annesi ölen bir çocuğun hallerini yalın ve etkili bir dille anlatır. Bir gün sevdiklerimizi kaybedeceğiz. Bu büyük bir acı… İnsanlardan kaçmak isteyen, hayatın kıyısına çekilen anne ve çocuk.  Yaşanan derin acının şiiri.

 

Anneler ve Çocuklar

 

Anne öldü mü çocuk

Bahçenin en yalnız köşesinde

Elinde siyah bir çubuk

Ağzında küçük bir leke

 

Çocuk öldü mü güneş

Simsiyah görünür gözüne

Elinde bir ip nereye

Bilmez bağlayacağını anne

 

Kaçar herkesten

Durmaz bir yerde

Anne ölünce çocuk

Çocuk ölünce anne

 

   Ahmet Kutsi Tecer, “Anneler” isimli şiirinde ince duyarlılığı mısra mısra işler. Anne ve çocuk arasındaki bağ ne güzel anlatılmış! Anne, çocuğu için hep iyilikler, güzellikler düşünür. Dua dua yakarıştadır. Annelerin duası ile yolumuz açık ve aydınlık. El bebek gül bebek büyüyen çocuklar bir gün uzaklaşır. Vakti gelince yuvadan uçan kuş misali. Hepimiz için geçerli bu.  Evet, zordur evlattan ayrılmak. Yine de kabulleniriz ayrılığı. Zira dünya böyle kurulmuş deriz.  Sonrası hayırlısını dilemek; sıhhat ve huzur ile…

 

Anneler

 

Dal bir gün dedi ki tomurcuğuna:

—Tenimde bir yara işler gibisin.

Titrerim, rüzgârlar keder vermesin.

 

Anneler beşikten der çocuğuna:

—Acını görmesin gözüm âlemde.

Teselli demeksin bana son demde.

 

Bütün ümitleri yel alır gider.

—Tomurcuk açılır, sel alır gider.

Anneler büyütür, el alır gider.

 

   İbrahim Alâaddin Gövsa, “Anne Sevgisi” isimli şiirinde bir çocuğun dilinden anneyi anlatır. Çocuk, annesine duyduğu sevgiyi dillendirir. Çocukların annelerine yakınlığı, sevgisi, hasreti bambaşkadır. Çocuğun annesine duyduğu sevgi biraz da sığınmanın ifadesi olsa gerek.                            
  Dışarısı yabancı, dışarısı korkulu…  Anne elinden tutar, yol gösterir, öğüt verir, kucaklar çocuğunu. Karşılıklı içten bir sevgi ve güven vardır. Çocuğun anneye bakışı var bu şiirde.

 

 

Anne Sevgisi

 

Bir annenin iki yavrusu varmış.

En küçüğü beş yaşında kadarmış.

Bir gün anne küçüğünü severken,

Çocuk demiş:

—Güzel anne, seni ben

Ne kadar çok sevdiğimi bilmezsin,

Belki beni sen o kadar sevmezsin.

—Neden oğlum?

—Çünkü yavrun ikidir.

—Senin gönlün iki aşk ile çarpar.

Benim yalnız bir sevgili annem var!

 

    Tahsin Saraç, “Ana Öğüdü” isimli şiirinde bir annenin çocuğuna verdiği öğütleri güzelce anlatır.  Anne demek biraz da ‘öğüt’ demektir. İyilikleri, güzellikleri, doğrulukları anlatır anneler hiç usanmadan. İsterler ki evlatları iyi insan olsun. ‘Kimseye kötülük yapma’ derken anneler, barışın, sevginin, dostluğun tohumlarını ekerler. Onlar ile geleceğimiz aydınlık.

 

Ana Öğüdü

 

Çiçekleri ezme yavrum

Çiçek bir yüreğe benzer

Çiçek ezen insan ezer.

 

Sakın sen kuş vurma yavrum

En engin bir kardeşlikle

Uçar kuşlar gökyüzünde

 

Tüfekle oynama yavrum

Şakacığı bile çirkin

Bir canlıyı öldürmenin.

 

Gel bir çiçek ol sen yavrum

Kendi ülkenin renginde

Şu yeryüzü deHABERICERIKde.

 

 

    Sedat Umran, annesinden uzakta kalmış bir çocuğun hayâllerini, isteklerini “Çocuğun Düşü” isimli şiirinde dile getiriyor. Bulut, kuş, su, çiçek uzaktaki anneye yaklaşmanın birer vesilesidir. Anneye duyulan hasreti okuyalım.

 

Çocuğun Düşü

 

Çocuk hayal ediyor: Bulut olaydım keşke

Ne güzel olurdu annemin göğünde yitmek

 

Çocuk hayal ediyor: Bir kuş olaydım keşke

Ne güzel olurdu annemin saçına konmak

 

Çocuk hayal ediyor: Su olaydım keşke

Ne güzel olurdu annemin sesine karışmak

 

Çocuk hayal ediyor: Çiçek olaydım keşke

Ne güzel olurdu annemin sevincinde açmak

 

    Arif Nihat Asya, “Anne” şiirinde anne ve çocuk arasındaki ilgiyi, yakınlığı anlatır. Bir annenin dilinden olup bitenler değerlendirilir. Annelerin çocukları için verdiği emeği düşünelim. Saçlarındaki ak, yılların yorgunluğuna işaret.  Üzerimizdeki hakları unutulmaz. Bu şiirde annelik duygusu ve özveri belirgindir.

 

Anne

 

İlk kundağın

Ben oldum yavrum.

İlk oyuncağın

Ben oldum.

 

Acı nedir

Tatlı nedir… Bilmezdin…

Dilin damağın

Ben oldum.

 

Elinin ermediği

Dilinin dönmediği

Çağlarda, yavrum

Kolun kanadın

Ben oldum

Dilin dudağın

Ben oldum

 

Belki kıskanırlar diye

Gördüklerini

Sakladım gözlerden

Gülücüklerini…

Tülün dudağın

Ben oldum

 

Artık isterlerse adımı

Söylemesinler bana

“Onun annesi” diyorlar…

Bu yeter sevgilim, bu yeter bana 

 

Bir dediğini iki

Etmiyeyim diye öyle çırpındım ki

Ve seni öyle sevdim,

Sana o kadar ısındım ki…

 

Usanmadım, yorulmadım, çekinmedim

Gün oldu, kırdın…

İncinmedim

İlk oyuncağın

Ben oldum, yavrum

Son oyuncağın ben oldum

 

Lâyık değildim

Lâyık gördüler

Annen oldum yavrum

Annen oldum!

 

   Necip Fazıl Kısakürek, annesine duyduğu sevgiyi ve hürmeti  “Anneciğim” şiirinde ifade eder. Şiirde anne ile çocuk arasındaki bütünlüğe ve kopmaz bağlara işaret var.  Her kişi yalnız ölür. Şair, bu yakıcı gerçeği aşmak isteyen bir tavır ile annesinin yanındadır. Ölen anne ile ölmek ister. Zira hayat anne ile anlamlı ve yaşanılır. Annenin yokluğu dayanılmaz bir dert. Anneye duyulan o yüce sevgi ve yakınlık mısra mısra işlenmiş.

 

Anneciğim

 

Ak saçlı başını alıp eline,                                      

Kara hülyalara dal anneciğim!

O titrek kalbini bahtın yeline

Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

 

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,

Gecenin ardında yine gece var;

Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,

Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

 

Gözlerinde aksi bir derin hiçin,

Kanadın yayılmış, çırpınmak için

Bu kış yolculuk var, diyorsa için

Beni de beraber al anneciğim!

 

    Anneler için yazılmış daha nice şiir vardır! Anne güzellemesi de diyebiliriz bütün bu şiirlere.  Şiirde ‘anne’ imgesi ile içtenliğin, yakınlığın anlatım çabaları okunur hep. Kaybedilmiş zamana dönüş özlemi vardır. Anne ile çocuk arasında bir köprü gibidir şiirler. O köprüden ana yurda geçiş sağlanır.

   Yıllar geçse de unutulmaz iyilikler, güzellikler ve anne!


 






SOSYAL MEDYA
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
Bilge Dede'de Yazar olabilirsiniz.

Yazar Girişi
Yazar Ol

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır