İstiklâl Marşımızı anlamak ve anlatmak

12.3.2013 15:19:00 BilgeDede
İstiklâl Marşımızı anlamak ve anlatmak" title=  
İstiklâl Marşımızı Anlamak ve Anlatmak


"Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal"



Bugün İstiklal Marşımızın T.B.M.M ‘de kabul edilişinin 92 .yıl dönümünü kutlamak ve Milli Şairimiz Merhum Mehmet Akif ERSOY’u anma günüdür. Acaba milli birlik ve beraberliğimizin simgesi bayrağımızı ve İstiklal Marşımızı bu kadar güzel anlatabilen başka eser var mıdır diye düşünüyorum, fakat bulamıyorum.

Ansiklopediler ve bütün sözlükler “milli marş” kavramının tanımını şu şekilde yapmaktadırlar: Millî marş ya da ulusal marş; bir ülkenin bağımsızlığının ve gücünün simgesi olan, milli duygusunun ifadesi olarak hükümet tarafından onaylanmış ya da halk arasında benimsenmiş, genellikle bestelenmiş haliyle çeşitli etkinliklerde seslendirilerek temsil eden eserdir .

Mehmet Akif, yazdığı milli marşa “İstiklâl Marşı” adını vererek bu tanımda ifade edilen bağımsızlık kavramına vurgu yapmıştır.



Türk Milleti için İstiklâl Marşı; bağımsızlık demektir, Türk Milletinin çelik iradesi demektir. Türk Milletinin gücünün simgesi, sarsılmaz imanı demektir. Doğmamış bebelerin yarını, anaların bebeğine verdiği süt demektir. Geçmişten geleceğe kurulan köprüdür. Esareti asla kabul etmeyen, etmeyecek olan Milletimizin isyanıdır.

Mehmet Akif Ersoy, bu şiire, bu milletin ruhunu, tarihini, özlemlerini, umutlarını katmıştır. Şiirin biçim bakımından mükemmelliği bir yana, barındırdığı yoğun lirizm ile her okunuşta gözleri yaşartabilen eşsiz içeriği Türk Milletini bir arada tutabilen bir bağ oluşturmuştur.

Bu nedenle, İstiklal Marşımıza saygı gösterirken aslında bu değerlere duyduğumuz saygıyı; bu değerlerin vazgeçilmezliğini göstermekteyiz. İstiklal Marşı mısralarında, uğruna her şeyimizi vermeye hazır olduğumuz vatanın kıymeti, değeri ve önemi vurgulanmakta: “Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.” denilmektedir. 

İstiklâl Marşını anlamak için önce Mehmet Âkif'i tanımak, anlamak gerekir.

Şairleri sıradan insanlardan ayıran en belirgin özellik, onların daha duyarlı olmalarıdır. Hissettiklerini çekici bir üslupla anlatabilmeleridir. Şairlerin elinde dil daha bir güzelleşir. Bir anlamda insanların iç dünyalarına tercüman olurlar.

Milletimizin çektiği sıkıntı ve acıları bizzat kendisi de yaşayan Akif, milletimizin kalbinden geçenleri, bir sanatçı duyarlılığıyla sezinlemiş, vatan aşkıyla yanıp tutuşan gönüllere tercüman olmuştur.

İstiklal Marşı’nı pek çoğumuz ezbere biliriz. Ya ötesini… Çanakkale Destanını. Akif’in ideal genci Asım’ı. Köse İmam’ı tanıyor muyuz? Hele Kocakarı ile Ömer’in hikayesini. Akif’in dilinden okuduk mu hiç? Necid Çöllerinde Akif’le birlikte yürüdük mü vuslat için ? ‘Hayır’ diyorsak eğer, İstiklal Marşı şairimizi yeterince tanımıyoruz demektir.



Göğsünü kabarta kabarta İstiklal Marşı’nı dinleyen bir nesil, o eşsiz marşı yazan şairi de yakından tanımalıdır. Doğruluğu, edebi, vefası, cömertliği, kerem ve mertliği ile hep sevilip sayılmış olan ve milleti için çırpınan Âkif’i tanımamak bedbahtlıktır. Safahat adeta ,belli bir noktadan bakılarak anlatılan mazlum bir romana benzer. Sokaktan eve , saraydan meyhaneye ,cami köy ve şehri adeta gözünüzün önünde canlandırır. Fakiri zengini, dindarı dinsizi, pehlivanı , korkağı ile her tabakadan insanı, canlı bir film sahnesi gibi konuşturur size. Tasvirler yapar, hikaye ve fıkralar anlatır, konuşmalara başvurur, Komik, trajik, öğretici, ve duygusal her tonu kullanır. Böylece edebiyatı da aşarak şiiri hayatın kendisi yapar.

Şiirinin ne olduğunu Akif’e sorarsak eğer. Şiiri şöyle anlatıyor:

"Şiir için ‘gözyaşı’ derler, onu bilmem, yalnız.
Aczimin giryesidir bence bütün asarım!
Ağlarım, ağlatamam; hissederim, söylemem;
Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım!
Oku, şayet sana bir hisli yürek lazımsa;
Oku, zira onu yazdım, iki söz yazdımsa."


Mehmet Âkif, eserlerinin çoğunu , ülkenin o en felaketli yılları içinde vermiştir. Şiir ve yazılarında ,zamanın millet ve devlet hayatının tüm özelliklerini işlemiştir. Ayrıca aydın insanların bile hürriyetten ümit kestikleri en karamsar zamanda, yüksek moral ve iman örneği ile millete ümit aşılamıştır. Böyle bir zamandazaferi, özgüveni büyük bir imanla haykıran İstiklal Marşı’nı yazmıştır.

Hepimiz bu toprağa hatıralarımızla bağlıyız. Her birimizin bu toprak altında yerini dahi bilmediğimiz şehitleri yatıyor. Anamız, babamız ve sevdiklerimizin, hürmet ettiklerimizin, edebine aşina olduklarımızın, yiğitliğine hayran kaldıklarımızın kabirleri işte yanı başımızda duruyor. Bundan daha büyük, daha değerli bir hazine olur mu? İstiklal Marşının her okunduğunda onların ruhlarının şad olduğunu hissediyorum.Türk Milletinin evladı ! Sen de her İstiklal Marşı okunduğunda aynı duyguları hissedeceğin inancındayım. Mehmet Âkif’e bu şiir için, Kurtuluş Savaşımızın kahramanlarına bu hür ve bağımsız vatan için en derin şükranlarımızı sunuyoruz.



Ali Koç,
günün mana ve kıymeti hakkında yazdı...   

Kadınlar günü, kadınların günü mü?
 






SOSYAL MEDYA
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
Bilge Dede'de Yazar olabilirsiniz.

Yazar Girişi
Yazar Ol

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır