Güne Düşen Notlar- 4

7.1.2013 13:30:00 BilgeDede
Güne Düşen Notlar- 4" title=  

"Ümitler içindeyim, çok şükür öleceğiz..." mısrası şiirimizde Ziya Osman Saba'ya nasip olmuştur. Zira o devirde "Rabbim, Nihayet Sana..." isimli şiiri yazmak kolay değil.

Malum olduğu üzere o devirde yazılan şiirler sadece fizik alem ile ilgili. Metafizik algı, arayış çoğunun umurunda değildi. Hakikati güzelce dillendirmek ya da Ziya Osman Saba şiiri.

*

Bu ülkede hamaset edebiyatına kurban edilen ediplerden birisi de Mehmet Âkif. Övgüye boğulmuş yazılardan ziyade eserlerini okumak gerek.

Mehmet Âkif'in toplumun aksayan yönlerine (yoksulluk, yolsuzluk, zulüm vd.) yönelik derin bir dikkati var. Toplumu, insanı doğru okuyor.

*
Bir halk türküsünden alınmıştır: “Kim okur kim yazar, bu düğümü kim çözer?”

*

"Tok olanlar bilemez çekdiğini aç kalanın / Sırtı pek kimseye ahvâl-i şitâ yaz görünür" Sâmî

*

İnsanlık kan ağlıyor, zulüm her yerde...
Ve bazıları maya takvimine bakıp kıyamet senaryosu hazırlıyor.
Kıyametler kopuyor farkında mısın?

*

Çocuklar ve kuşlar…
Bu birliktelik ne güzeldir!
Hayatı süsleyen, yaşanılır kılan bu güzelliği görmemek olmaz.
Çocuk, umudu çağırır; kuşlar özgürlüğü... 

Esmer bir gün...
Yürüyor çocuk.
Onun yürüyüşüne kuşlar eşlik ediyor.
Kanatlanan bir kuş var. Diğerleri ise yerde -korkusuz- kuşkulanmadan duruyorlar. Hiç çekinmiyorlar çocuktan. Belli ki çocuğun dostluğundan eminler. Birce söyledikleri şarkıda çocuğa da yer var. 

Kanatlanan kuş gökyüzüne işaret ediyor. “Unutma” der gibi. 

Gökyüzüne bakardık bir vakitler. Bulutları değişik şekillere benzetip hayal içre gezintiye çıkardık. Arada bir kuş sürüsü geçerdi. “Göçmen kuşlar” diye belletilmişti. Şimdilerde görünmez oldular. Gittiler. Nerdeler acep?

Çocuğun söylediği: “Kuşlara gidelim!”

*

Yoksulduk ama şimdi dahi sırrını çözemediğimiz bir iyimserlik hali vardı.

Günümüzde ise bir eli yağda, bir eli balda ağaların yine de mutsuzlar, umutsuzlar. Demek ki maddi varlık yetmiyor. Bunun yanında kanaatkâr olmak gerekiyor. İnsanlık tüketim ekonomisi içinde tükeniyor.

Aldıkça, tükettikçe sakinleşmeye çalışan modern insan bir çıkmazdadır.

Huzurun nerde olduğu iyi tespit edilmelidir. Bu arayış insanın varoluş şartıdır. Yoksa tükettikçe tükenen insan(lar) eksik olmayacak. "Yoksulluk içimizde" demişti Mustafa Kutlu. Gerçek yoksulluğu bilip yitiğimizi arar isek bir çözüm yolu bulunabilir diye düşünüyorum.

*

Veda Hutbesinde Peygamber Efendimiz (sav) ne güzel anlatmış ve ikaz etmiş:

"Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır.

Arabın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur.

Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız O'ndan en çok korkanınızdır. Azası kesik siyahî bir köle başınıza amir olarak tayin edilse, sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse, onu dinleyiniz ve itaat ediniz."

*

Ekâbirlere karşı bir başına 'Büyük Doğu'.

Sarı kâğıtlarda destansı bir direniş. Şiiri de piyesi de siyaseti de Hakk için bilmiş. "Şiir, Allah'ı sır ve güzellik yolundan arama işidir" diyen o. 'Buzdan dağlar' karşısında yiğitçe bir duruş. Kim ne derse desin, kusurları ile güzel insan. Sağır sultan razı olmasa da 'Büyük Doğu' daima sahih bir mektep. Rahmet ve dua ile...

*

Kar yağıyor. Nerde kaldı? derken çıkıp geldi bir güzel. Kar aydınlığında şehir.

Sabah saatleri...

Deneme sınavlarına koşuyor çocuklar, bitmez deneme sınavlarına...

Dünyanın telaşesi biter mi sanırsın! Çocuklar kara, kardan adama, kar topuna şimdi bir adım daha yakın ama deneme sınavları var. Bu çağda çocukluğu yaşamak zor.

Kar yağıyor. Nerde kaldı? derken çıkıp geldi bir güzel. Kar aydınlığında şehir.
 


Murat Soyak

  

 





SOSYAL MEDYA
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
12.000
Beğeni
Bilge Dede'de Yazar olabilirsiniz.

Yazar Girişi
Yazar Ol

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır